Üç sulamanın su üretkenliğini artırıp verimi sınırlı düşürmesi, işletme açısından otomatik olarak daha kârlı olduğu anlamına gelmez. Benim tezim, su tasarrufu yatırımının ancak kabul edilebilir verim kaybı, enerji tasarrufu ve su kıtlığı maliyeti aynı nakit akışında yazıldığında değerlendirilebileceğidir.
Birim su başına verim ile toplam gelir farklıdır
Su üretkenliği yükselirken toplam hasat azalabilir. Fiyat yüksekse küçük verim kaybı, enerji tasarrufundan daha büyük gelir kaybı yaratabilir.
Karar tablosu ton başına değil, hektar başına net katkıyı da göstermelidir.
Tasarruf edilen suyun değeri bağlama bağlıdır
Kuyu kotası, pompaj derinliği veya kuraklıkta üretimi sürdürme değeri yüksekse tasarruf kritik olabilir. Su bedeli düşük görünse bile enerji ve arz riski gölge maliyet yaratır.
Karşı görüş, suyun çevresel değerinin parayla ölçülemeyeceğidir. Tam fiyatlandırma zor olsa da senaryo dışı bırakmak değeri sıfır sayar.
Girdi fazlası iki kez maliyet doğurur
Önerilenin üzerindeki azot verimi artırmıyorsa alım maliyetine ek olarak su tüketimi ve çevresel kayıp riski büyür. Gübre ve sulama bütçesi ayrı hesaplanmamalıdır.
Yerel toprak analizi olmadan araştırmadaki dozu doğrudan kullanmak ekonomik kanıt değildir.
Yatırım kademeli doğrulama ister
Önce kontrol ve düşük su senaryosu küçük alanda denenmeli; verim, kalite, enerji ve işçilik kaydedilmelidir. Sonra kurak ve normal yıl için ayrı fiyat senaryosu kurulmalıdır.
En iyi yatırım, en az suyu kullanan değil; belirsizlik altında kabul edilen gelir ve kaynak dengesini koruyandır.
Temel görüş
Su verimliliği göstergesi tek başına işletmenin net gelirini ve kuraklık riskini açıklamaz.
Türkiye için ne ifade ediyor?
Türkiye'deki sulama yatırımları ürün fiyatı, enerji, su kısıtı ve kabul edilebilir verim kaybını birlikte içeren kademeli nakit akışıyla değerlendirilebilir.
Başvuru kaynakları
Yazıdaki olgusal çerçeve aşağıdaki kaynaklarla desteklendi; yorumlar köşe yazarına aittir.

