Gübrenin ekim döneminde bulunmaması verim ve gıda arzı için gerçek risktir. Fakat bu gerçeğin tersi, daha çok gübrenin otomatik olarak sürdürülebilirlik sağladığı değildir. Türkiye–Rusya mutabakatının tedarik güvenliği hedefi ile tarladaki azot verimliliği iki farklı yönetim problemidir. İyi politika ikisini aynı anda çözer.
Arz göstergesi çevre sonucu değildir
Tonaj, stok günü ve teslim süresi erişimi gösterir. Ürün başına azot girdisi, bitki alımı, toprakta kalan mineral azot, nitrat kaybı ve gaz emisyonu ise kullanım sonucunu gösterir.
Bu iki veri seti birbirinin yerine geçmez. Gübre bulunurluğu artarken kayıp da artabilir.
Verimlilik kesinti anlamına gelmez
Toprak ve su analizi, bölünmüş uygulama, doğru form ve zamanlama bitki ihtiyacını daha doğru karşılayabilir. Amaç her çiftçiye aynı azaltımı dayatmak değil, verim korunurken gereksiz girdiyi ve kaybı düşürmektir.
Karşı görüş, kriz döneminde çevre ölçümünün lüks olduğudur. Oysa enerji ve ithalat maliyeti yüksek girdinin kaybı aynı zamanda ekonomik kırılganlıktır.
İki pano birlikte izlenmeli
Bir kamu panosu ürün bazlı sevkiyat, stok ve bölgesel fiyatı; diğeri ürün başına besin dengesi, su nitratı ve uygun çevre göstergelerini izleyebilir. Veri gecikmesi ve belirsizlik açıkça gösterilmelidir.
Tedarik güvenliği üreticinin gübreye erişmesidir. Sürdürülebilir güvenlik ise erişilen gübrenin ürüne dönüşmesi ve suya ya da havaya kaçmamasıdır.
Temel görüş
Arz politikası kullanım verimliliğinden koparsa ithalat ve enerji maliyeti ile çevresel kayıp aynı anda büyüyebilir.
Türkiye için ne ifade ediyor?
Türkiye gübre sevkiyatını ürün ve bölge bazında izlerken toprak-su analizi, besin dengesi ve kayıp göstergelerini destek programlarıyla birlikte yürütebilir.
Başvuru kaynakları
Yazıdaki olgusal çerçeve aşağıdaki kaynaklarla desteklendi; yorumlar köşe yazarına aittir.


